Posted 1 month ago

“Odasına girip soyunmadan yatağa uzandı; bütün gece uyumadan, saat çalmayabilirdi, uyuyakalırdı belki ve o sabah. Tam sekizde kapıya yaklaştığında durdu, biraz daha uyuttu; kapıyı vurdu.”

Anayurt Oteli, Yusuf Atılgan

Posted 3 months ago

aslinda o kadar da kotu degil. sakinim, huzurluyum, kalbim var, yasadigimi hissediyorum. ve en gec 3 haftaya geri donecegim. bu sefer temelli. bu sefer kendi evime. dondugumde guzel yemek yiyebilecegim iki kapim olacak bu sefer. biri ailemin evine benzeyen.

insanin ozel hayat cigirtkanligi yapmasiyla mutlulugunu yazmasi arasinda cok ince bi cizgi var ve bence bu iki sey arasindaki cizgi cok bulanik/ince/keskin gibi kaliplar cok sikici oldu. ben hep cogunlugu kendime kalsin istedim, sadece bilenlerin anlayacagi kucuk isaretler birakmak istedim. onlar gorduklerinde o anlari yeniden hatirlasin/yasasin istedim. eminim sov yapmaya calistigim zamanlar da olmustur, herhangi bir konu hakkinda bu kadar net ve istikrarli oldugum pek gorulmemistir cunku. yine de ortalara havai fisekler, garip sevinc unlemleri dokme istegim olmuyor degil.

kendime belirledigim umutsuzluk siniri memurlar.net i bookmarklarima ekleyecegim zaman.

evet herkes  soyluyordu, insanin kendi kazandigi para daha kiymetli oluyormus.

bazi seylerin neden olduguyla da olmadigiyla alakali kafa karisikliklarim son buldu sayilir ve bunlari daha iyi yorumlayabiliyorum dusundugum zaman. ki bu guzel bir sey.

son gunlerde kitap okumayi ve yemek yapmayi ihmal ettim ama guzel filmler izliyorum, konusuyorum, susuyorum. dondugumde evi evim yapmak icin calisacagim. sevdigim resimleri asacagim. aslinda tam bir ev insaniyim. ozellikle de soguk havada.

elimden geldigince soguk hava ve kari protesto etmk icin evden cikmadim ama karsiligi gunes, buz ve daha soguk oldu. ben de kaybettim gidiyorum iste.

3 satirlik sey yaziyorum yarisinda da gitmekten donmekten bahsediyorum haha kismetse bundan sonra da yollar uzerine yazarim herhalde.

her yere ve her seye gec kalmam konusunda hicbir degisiklik yok malesef.

metis ajandasini cok sevdim burdan hediyemi baltalayanlara da sevgilerimi yolluyorum.

1 subat 2012 ankara -20

Posted 7 months ago

dun cok guzel iki sey oldu. bunlardan biri cizdigim bir sey icin aldigim olumlu elestiri- ki bunu gozardi etmeye calisiyorum. digeri ise anlattigim bir ruyanin baska birine ilham vermesi; baska bir kalemde guclu, etkileyici bir seye donusmesi.

daha canli hatirlayayim diye yaziyorum bunlari; dunun guzelligini, sahip olduklarima sukretme istegimi unutmayayim diye.

Posted 8 months ago

ebeveyn eleştirilerimin ardından farkında olmadan hayir, ben, boyle, degil geciyor aklimdan. insanlık, üreme içgüdüsü elbet ben de bir gün ” yavrulamak” isteyeceğim. o zaman gelirse eğer lütfen gecmisi hatırlayayım.
tek dileğim cocuklarin yasaması, var olabilmesi için için ebeveynlerini öldürmek zorunda kalmayacağı bir sistem olurdu (sanirim, emin degilim). aile değil. şimdiye kadar öğrendiklerinden inanmıyorum ben aileye.

tanrım ne korkunç birsey anne baba olma egosu. nasıl bir güçtür ki bu, kendilerini tanrilarla bir görürler. ya da nasıl çürümüş bir totem katletme ayinidr ki bu, kendi babaları yerine cocuklarını öldürürler.

belki de haklisin, yanlis olan bir sistemi yikip, yeni bir sistem insa etmek istemem. bir baska tiranlik yaratmak belki de. ama inan, hepsi hala umut etme arzumdan.

Posted 9 months ago

John William Waterhouse - The Lady of Shalott

Posted 9 months ago

i12bent:

George Tooker (b. Aug. 5, 1920): Mirror, 1978 - color lithograph on paper (Smithsonian)

Posted 10 months ago

Son zamanlarda duydugum en guzel sey:

Eulalie-Bir Şarkı

Kendi başıma yerleşmişim
Bir keder dünyasına,
Ve durgun sular gibiydi ruhum,
Ta ki güzel ve zarif Eulalie benim
Utangaç gelinim olanaca-
Ta ki sarı saçlı körpe Eulalie benim
Güler yüzlü gelinim olanaca.

Ah, az-daha az parlak
Yıldızları gecenin
O pırıl pırıl gözlerinden
Ve ne buharın bulutsu ışıltısı
İnci rengiyle ve morla Ay-yansımalı,
Yarışabilir mütevazi Eulalie’nin en sıradan saç buklesiyle-
Yarışabilir parlak gözlü Eulalie’nin en özensiz ve
Önemsiz buklesiyle.

Ne kuşku-ne acı
Gelir bundan böyle,
Çünkü ruhu verir bana ağlama isteğini,
Ve bütün gün
Işıldar, güçlü ve parlak
Astarte uzayda,
Sevgili Eulalie’sine bakarken anaç gözleri-
Körpe Eulalie’sine bakarken menekşe gözleri.  

Edgar Allan Poe

Posted 10 months ago

zaman algımı yitirdim iyice. en son otobüsten el salliyordum. bir sabah-erken valizlerimi taşıyorduk. sonra ben yine donecektim. peki ne zamandi? kaç gün, ay ya da dakika sonraydi? bir gece ay isigi vardi yuzunde. zamanini bilmiyorum ama iyi hatırlıyorum. hem sonra bir gün bu sirca fanustan, bu kabus zamanlardan çıkıp gidecektim. sahi o ne zamandi?

Posted 11 months ago

söyleyeceklerim var. ama şimdi, bu gece, yalnızken; sadece şarkı: redd - nefes.

başım öne eğik, gülümsüyorum biraz buruk.

(Source: youtube.com)

Posted 11 months ago
‎Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum.
Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar.
Sinemaya gitmeye el ele tutuşmaya falan kalkarız.
İşin yoksa çiçek al, saç tara, parfüm sık.
Küsmesi, barışması, ayılması, bayılması
…hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması!
Ah Muhsin Ünlü (via olmazsaoyleyapariz)